Yeni Nesil Sohbet Eğlence Portalı

İşverenin, Yöneticinin Çalışanı Değersiz Hissettirmesi

Çalışanın Değersiz Hissettirilmesi

0 196

Merhaba bu konu biraz derin olsa da dibe batmaktan kaçınmadan yazmaya başlayalım. İşveren işçiyi ezer hakaret eder, değersiz bir işe yaramaz adamın teki görüntüsü içerisinde etrafınızda döner durur.

Hemen hemen her gün işe başladığınızda düşündüğünüz tek şey ne zaman bir bahane bulup bana patlayacak diye düşünürsünüz. Gün ortasını geçtikten sonra bu olay ile karşılaşırsanız bir şekilde savuşturabilirsiniz. Bir nebze demoralize olsanız da günü bitirmeye yakın olduğunuzdan pek bir etkisi olmaz.

Daha bismillah işe yeni başlamışsınız ve başınızda para ile beslediği egosu tavan yapmış, kendisi bir işten anlamaz, yüzü asık herifin teki gelip size ağzını eğe eğe sayıp saydırıyor, işte o zaman sizin hem iş cesaretiniz kırılıyor, hem gün boyu kafanızda cinayetler işliyorsunuz. Tekrar tekrar içinizde öldürüp tekrar diriltip tekrar öldürüyorsunuz. İşiniz eğer bir satış pazarlama ise bu karşınızdaki müşterinize varana kadar yansıyor.

Size bu psikolojik baskıyı yapan patron dediğimiz parası olup insan olamamış kesimin hegemonyasındasınız. O sizi ezer değersizleştirir, aslında teneke kola kutusunu avucunuzda ezip büküp çöpe atmaya benzer. Patron yada müdürünüz olsun bir üst sınıfın geneli böyledir.

Lakin unutulmamalı ki morali bozulmuş sindirilmiş ezilmiş bir çalışanın artık yaptığı işe de saygısı sevgisi kalmayacaktır. Patronla selamlaşmak dahi istemeyecektir. Patron efendi her geldiğinde içinden dümdüz gidecek kin güdecektir. Böyle bir çalışanı kim ister. Çalışanın suçu yok arkadaşım çalışanı bu hale getiren lanet bir sistemin içerisinde tıkılıp kalmışlık var.

Patron dediğin adam çalışanı gülümsediğinde sevinmeli çünkü ondan verim alabileceğini düşünmeli. Çalışanımın keyfi yerinde sıkıntısı yok kafasını işe verebilir güzel verim alabiliriz. Şeklinde düşünceye sahip olmalı.

Her kabahatin çalışanda arandığı iş sistematiğinde belli başlı bazı kalıpların kırılması gerektiği düşüncesini benimseyen insanlar kazanır kazansında. Bir çalışan evine söverek değil de mutlu dönmeli.

Paranın esiri olmuş, artık insan sınıfından çıkmış insanlar maalesef bu söylediklerimizi başaramıyor. Başaramayınca çalışanı kendisine karşı çıktığında tazminatsız hukuksuz bir şekilde iş ile ilişiği kesiliyor.

Ancak burada dahi kazanan onca iş tecrübesi, bilgisi ile beraber giden çalışan oluyor. Kaybeden yine patron oluyor.

Motivasyonu bilmeyen, ödüllendirmeden bir haber olan insanlar işe bu halet-i ruhiye içinde gezenlerdir.

Yani kısacası paranın esiri olmuş insanlıktan çıkmış insanlar  ile emekçi çalışan insan olanların bir mücadelesi…

İkili diyaloğun, tatlı sohbetin çözemeyeceği hiçbir sorun yoktur. Bunu yapmaktan da mı aciziz.

Şimdi sıra sizde bakalım neler yazacaksınız. Lütfen bir yorum yaparak bize destek olun.

 

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.